Ana sayfa » türkmen » KERİMOV YOLUNA DEVAM EDİYOR

KERİMOV YOLUNA DEVAM EDİYOR

Mustafa TOMBULOĞLU
(Yörtürk Kültür ve Sanat Dergisi/Ocak-Şubat 2008)

Tüm bölge ülkeleriyle sınıra sahip tek Türkistan ülkesi konumunda bulunan Özbekistan, 1 Eylül 1991’de bağımsızlığına kavuşmasının ardından jeostratejik öneme sahip bu konumu ve doğal zenginlikleriyle küresel güçler için ilgi odağı oldu. Yaklaşık 27 milyonluk nüfusuyla bölgenin en büyük ülkesi olması ve Özbek azınlıkların bölgedeki diğer devletlerde de yerleşmesi, Orta Asya’da önemli bir yer edinmesini sağlıyor. Ülkede eğitime verilen önem büyük, okuma yazma oranı % 99,4.

İslâm Kerimov, 29 Aralık 1991’de ülkede gerçekleştirilen genel seçimlerde, Özbekistan’ın ilk Devlet Başkanlığı görevine seçildi. Özbekistan’da 23 Aralık 2007’deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde de, Liberal Demokratik Parti Adayı Cumhurbaşkanı İslam Kerimov geçerli oyların % 88,1’ini alarak, yedi yıl daha Cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmeye hak kazandı.

Bağımsızlık sonrası ülkede yaşanan siyasal ve sosyal gelişmelerin yanı sıra, ekonomik kaynaklarını da hızla değerlendirmeye başlayan Özbekistan, halkının çağdaş yaşam koşullarına kavuşması konusunda ekonomik ve sosyal reformların uygulanmasında da kararlı bir politika izliyor. Bu kapsamda, Kerimov; özellikle özelleştirme ve yönetim reformları uygulanması yoluyla ekonomik büyümenin sağlanması, enerji kaynakları konusunda bağımsız hareket edilmesi, sanayide büyüme ve başarılı bütçe planlanmasına özel önem veriyor.

Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov, piyasa ekonomisi reformlarının derinleştirilmesi ve ekonominin liberalleştirilmesine yönelik olarak ekonominin istikrarlı ve sağlam bir yapıya kavuşturulması yönünde kararlı adımlar da atıyor.

Diğer taraftan, 70 yılı aşkın süredir Özbekler üzerinde de, SSCB’deki diğer halklar gibi dünyadan tecrit politikaları uygulanmıştı. Özbekistan’da, bağımsızlığın ilan edilmesinden sonra, İslam Kerimov’un liderliğinde, komşu ülkelerle diyaloğun yeniden oluşturulmasına özel önem verildi. Batı standartlarına uyum sağlayabilecek, milli devlet ile özgür refah toplumu oluşturulması sürecinde önemli kazanımlar elde edildi. Halkın refah düzeyinin yükseltilmesi ve ülkenin ilerlemesine yönelik çeşitli reform ve modernizasyon çalışmaları yürütüldü.

Ekonomisini güçlendiren ve doğal kaynak potansiyelini etkin biçimde kullanmaya başlayan Özbekistan, uluslararası platformda da söz sahibi bir ülke konumuna geldi.

Uyuşturucu madde kaçakçılığı ile mücadelede bölgesel işbirliğine özel önem veren Kerimov, bölge ülkeleri arasında ticari ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesi için karşılıklı fuarlar, kültür merkezleri açılması için tekliflerde bulunuyor.

Kerimov’un liderliğini yürüttüğü Özbekistan, çeşitli uluslar arası örgütlere de üye oldu. Örneğin, Afganistan, Azerbaycan, Çin (Doğu Türkistan odaklı), Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan ve Tacikistan’ı kapsayan Orta Asya Bölgesel Ekonomik İşbirliği (CAREC), “XXI. Yüzyılın İpek Yolu Projesi” olarak adlandırılan TRACECA programı içerisinde de yer alıyor.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Fonu (UNDP) Temsilciliği tarafından Özbekistan’daki sosyal durum hakkında hazırlattırılan raporda da, Kerimov döneminde yaşanan olumlu gelişmeler yer alıyor. Raporda, Özbekistan’da tespit edilen ana hedeflerden olan; eğitim kalitesinin yükseltilmesi, fakirlik ve yetersiz beslenmenin azaltılması, ekolojik problemlere çözüm yolları aranması ve kalkınmada bölge ülkeleriyle dayanışmaya önem verilmesine yönelik çalışmaların başlatıldığı kaydediliyor.

Diğer taraftan, bölgede Kril alfabesinin kullanımının devam etmesi ile bölgede hala en güçlü seçenek olan Rus etkinliğinden kurtulmayı amaçlayan Kerimov, Türk Cumhuriyetleri’nin bir araya getirilmesi için de çaba gösteriyor, bu amaçla ortak “Türk Dili” konusuna özel önem veriyor.

Küreselleşen dünyada, ülkelerarası ilişkilerin geliştirilmesinin önemi her geçen gün artıyor. Dış politikasında tarafsızlığa önem veren Özbekistan, bağımsızlık sonrasında Kerimov’un uyguladığı iç ve dış politikalarla, bölgede hakim güç olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam ediyor. Kerimov, stratejik konumu dolayısıyla bölgedeki kozunu çok iyi değerlendirdi ve değerlendirmeye devam edecek.

 

Bir cevap yazın